Doğa Temelli Eğitim
Doğayı yalnızca ziyaret etmiyor, öğrenme ortamımızın bir parçası yapıyoruz.
Her çocuk biricik, her keşif yeni bir başlangıç.

Doğa temelli eğitim anlayışımızı, Reggio Emilia’dan ilham alan yaklaşımımızla buluşturuyor; çocuklara öğrenmenin yaşamın içinde gerçekleştiği zengin deneyimler sunuyoruz.
Doğayı yalnızca ziyaret etmiyor, öğrenme ortamımızın bir parçası yapıyoruz.
Çocuğun merakını, fikirlerini ve yüzlerce ifade biçimini önemsiyoruz.
Bebeklikten okul öncesine uzanan güvenli ve özenli bir yolculuk.
Sanat, bilim, hareket, müzik, drama ve daha fazlasıyla yaşayarak öğrenme.
Orman, bahçe ve açık hava deneyimleri öğrenme alanlarımızın doğal bir parçası.
Çocukları birbirine benzetmeye değil, her birinin kendine özgü potansiyelini görünür kılmaya inanıyoruz.
Çünkü hiçbir çocuk diğerinin aynısı değildir.
Bir’iz’de eğitim; dört duvar arasında tamamlanan bir program değil, çocuğun yaşamla kurduğu ilişkinin kendisidir. Bir yaprağın damarlarını incelemek, toprağa dokunmak, bir sorunun peşinden gitmek, resim yapmak, birlikte düşünmek, bazen kirlenmek, bazen denemek ve yeniden denemek…
Biz çocuklara hazır cevaplar vermekten çok, kendi sorularını sorabilecekleri bir dünya sunmayı önemsiyoruz.
Hikâyemizi Oku
Toprağa dokun, ağacı tanı, mevsimi hisset.
Sor, araştır, dene ve yeniden dene.
Çiz, tasarla, inşa et, anlat.
Koş, tırman, dengede kal, bedenini keşfet.
Arkadaş ol, paylaş, dinle, kendini ifade et.

“Çocuğa dünyayı anlatmak yerine, dünyayı keşfedebileceği alanlar açıyoruz.”
Çünkü çocukluğu “okula hazırlık dönemi” olarak değil, başlı başına değerli bir yaşam dönemi olarak görüyoruz.Doğayla kurulan güçlü bağın, özgür oyunun, nitelikli yetişkin rehberliğinin, sanatın, hareketin ve çocuğun kendi merakının öğrenmenin en güçlü kaynakları olduğuna inanıyoruz.
